rss
email
twitter
facebook

2/10/2009

Bir Daha Hiç Uyanmayacağım Sana



“Tozlu bir şehir ağrısı gibi düştüğünde gözlerime
Gözkapaklarımda sıkıştırdım en derin yanını
Kelimeler bazen yetersiz kalır
Sözler geçersiz
Bilirsin kalbime gelirken sen
Tek bir sır vardı
Ve sen onu kullandın.”



Paçalarınıza devrilen bir uğultu gibiyim ben çoğu zaman.
Geceleri unutmak için yastıklara gömüldüğünüz
Hatırlamak için en ateşli bedenlerde avunduğunuz
En çok terk ettiğiniz ve hiç geri dönemediğiniz
En sıradan huzurların kadını…


Sıradan kadın halleri işte. Her şeyi tekrar tekrar anımsayıp kendime biçeceğim rollerin sırasını gözden geçirmekteyim. Ne olmalıyım kısımlarım o kadar çok ki bu yeryüzünde. Olamadığım bir şey henüz yok gibi. Buna rağmen seni seven ve sevecek adamlarla dolu bir dünyada yaşıyorsun. Yahu bre adamlar. Benim daha bilmediğim bir şeyi sen nasıl sevebiliyorsun demek istemişimdir hep. Ama hiçbir zaman diyemedim. Çünkü belki de bir hayalin varlığına birilerinin inanması ve senin onu tetikleyen tek mekanizma oluyor oluşun biraz onore ediyordu bünyeni. Hepsi buydu. Tabii sonra kendilerinin var sandıkları bir şeyin ne istediği konusunda sürekli çıkmaza sürüklenmiştir bu tip adamlar. Anlatamazsın ki, arkadaşım senin var sandıkların yok, onları sen yarattın, kendi çıkmazlarınla kendi olması gerekenlerinle süsledin. Şimdi oyunu benim üzerimden bozup, başka karmaşalar yaratmaya gidiyorsun. Ama bil ki bunun sonu yok. Bitmeyecek, anlayamayacaksın.

Bu ben değildim. Hiç olmadım. Sen de sen değilsin.İkimiz de burada daha katlanılır kılmak adına yaşadığımız dengesizliği –muş- -mış numarası yapan iki insanız sadece. Böyle de söylenmiyor elbet. Hemen yeni yetme şizofrenik obsesyonlar geliştirmiş bir ergen gibi düşünüyorlar seni. Kıçlarından fırlayan son pesimist, son feminist, frijit bilmem kim oluyorsun sonunda.

Erkeklerin kadınları anlamama dertlerini az çok canlandırabiliyorum gözümde aslında. Masal kahramanları gibiyiz çünkü. Bu güne kadar kadınlarla ilgili edilmiş lafların kutsallğı altında ezilmeye mahkum bırakılmışız . Kadındır, asildir, ahlaklıdır, namusludur, vefakardır, gerçek bir kadın şöyledir böyledir. Yıllardır bitmedi bu terane. Lan yok işte gerçek merçek, en az senin kadar hayvanım bende. Senin kadar zaaflarla donatılmış hala bu dünyayı algılamakta sorun çeken, sahip olduğum şeylerin yönetiminde sorunlar yaşayan bir canlıyım. Ötesi var mı.
Yok…

Maalesef yaşadığımız dünyanın bütün olmazları bizi derin çöküntüye oradan yaratmak zorunda olduğumuz hayallere , oradan da onlara olan büyük bir ihtiyaca doğru itecek. Hepimiz gözkapaklarımızda kıstaracağımız o bir saniyelik anlar adına birilerine mış diyeceğiz. Muş olacağız.

0 yorum: